Reel Getiri Nasıl Hesaplanır?

Yatırımda esas alınması gereken “reel getiri”dir. Bunu bir örnek ile açıklayalım…

Bankaların yıllık mevduat faiz oranının %25 olduğu bir ülkede enflasyon %20 ise yatırımcının elde ettiği gerçek getiri (reel getiri) ne olacaktır?

                              1+ Nominal Getiri (Banka Faiz Oranı)

1+ Reel Getiri = ———————————————–

                                                1+ Enflasyon Oranı

Bu formüle göre hesaplama yaparsak;

1+ R = 1,25 / 1,20

1+R = 1.042

R= 0.042 = %4,2 olacaktır.

Örnekte de görüldüğü üzere %25’ten bankaya yatırdığımız faiz oranı enflasyon hesaba katılmadığında oldukça cazip görünmektedir. Buna karşın, enflasyon sebebi ile yatırımcının aslında getirisi %4,2’de kalmaktadır.

Bu noktadan hareketle, tasarrufunu evde, cüzdanında ya da vadesiz mevduatta tutan, yani hiçbir yatırımda değerlendirmeyen yatırımcılar enflasyondan negatif etkilenmektedirler. %20 enflasyon olan bir ekonomide 100.000 TL biriktiren bir yatırımcının tasarrufunun alım gücü de %20 düşmektedir.

Özetle, yatırımcılar tasarruflarını enflasyona karşı korumalıdır.

Finansal okuryazarlık konusundaki çalışmalarıma kısa videolar ile temel ekonomik kavramları açıklama faaliyetini de ekledim. Profesyonelce olmasa da kendimce ekonomik ve finansal kavramları 1-2 dakikada açıklamaya çalışıyorum.

Aşağıda reel getiriyi anlattığım videonun linki de burada…

https://www.youtube.com/watch?v=LknKwFj-VDE

Negatif Getiri Nedir?

Ekonomilerde bazen negatif getiri durumuna rastlanabilir. Negatif getiri, yatırım araçlarından sağlanan getirinin enflasyonun altında kalmasıdır. Yani, yatırımcı yatırım araçlarında tasarrufunu değerlendirse bile, enflasyona karşı tasarrufunun değerini koruyamamaktadır.  Enflasyon ile faiz arasındaki makas 2009 yılından sonra iyice daralmıştır. Bu durumda bireyler, TL varlıklardan memnun kalmayarak dövize yönelirler.

Ulusal parada negatif getiriye maruz kalan tasarruf sahipleri, ulusal para yerine yabancı paralara yatırım yapmaya eğilimli olurlar. Bu durum ülkemizde Dolar ve Euro gibi konvertibl dövizlere olan talebi arttırır. 2002 yılında eşitlenen döviz ve TL mevduat oranları, 2018’de yaşanan kur şokları sonucu yeniden eşitlenme noktasına geldi. 2020 itibari ile de %50’yi geçmiş durumdadır. 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir