Kitaplar

“Finans konusunda herkes için rehber…”

“Aysel Gündoğdu, finans alanında bıkmadan, usanmadan yazıyor, anlatıyor. Son derecede üretken bir akademisyen. En önemli özelliği, karmaşık ve zor görünen konuları basitleştirerek, anlaşılması kolay bir dille yazması ve anlatması…

Bu kitabında finansı herkesin anlayacağı, hatta sevebileceği bir şekilde anlatmış. Kitap, her gün karşınıza çıkan, aklınıza takılan, duyup da tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğiniz finans konularını kapsıyor ve anlaşılır biçimde açıklıyor.

Aysel hocanın bu kitabını yalnızca ekonomi, işletme ve finans gibi dallarda öğrenim görenlere değil finans konularını merak eden, her gün karşılarına çıkan meseleleri anlamaya çalışanlara tavsiye ediyorum.”

Dr. MAHFİ EĞİLMEZ

Davranışsal ekonomi, ülkemizde giderek dikkat çeken bir araştırma alanı oldu. Dan Ariely’nin akademik olmayan kitaplarına olan ilgiyle başlayan bu süreç farklı yayınlara ihtiyacı gündeme getirdi. Klasik iktisatta anılan rasyonel insanı ifade eden homoeconomicus kavramının gerçekte olmadığını ortaya koyan davranışsal ekonomi, insanın aslında ekonomik kararlarında varsayıldığı gibi akıllı olmadığını ortaya koyuyor. İnsan beyninin gizemli serüvenini keşfeden bu alan aynı zamanda insanın kendisini aldığı ekonomik kararlarda tanımasında bir fırsat.

Özellikle yabancı yayınların Türkçe’ye çevrilmesi ile pek çok kişinin dikkatini çeken davranışsal ekonomi alanında son zamanlarda Türkiye’deki akademisyenlerin de yayınlar yaptığını görüyoruz. Lakin bu yayınların sayısı oldukça az. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak akademik olmayan bir anlatım ile neler yapabiliriz diyerek yola çıktık. Duygusal Ekonomi kitabımızın hikayesi böyle başladı. Bu çalışmada, insanın ekonomiye farklı bir açıdan bakmasını sağlamayı ümit ediyoruz.

Duygusal Ekonomide okuyucuya para ile ilişkilendirirken tam bir bağlantı kuramadığımız duygular üzerinden ulaşmaya çalıştık. Mutluluk, yoksulluk, dürtme, kurban etkisi, tüketim ve kimlik gibi konular ile hem öğretecek hem de düşündürecek pek çok konu başlığı var. Duygularımıza hitap eden konular elbette bunlarla sınırlı değil. Davranışsal ekonomideki konu başlıkları araştırmalar yapıldıkça genişlemektedir. Ülkemizde davranışsal ekonominin gelişmesi için bu alanda yapılan deneysel çalışmaların artması gerekiyor. Özellikle laboratuvar imkanları ile belirli bir bütçe ayrılması ile de konuya katkımızın artacağını düşünüyorum.

Değerli okuyucular,
Bu kitap, ekonomik olayları anlama, bütçenizi kontrol etme, piyasada işlem yaparken dikkat etmeniz gerekenler üzerine yazılmış sohbet tadında bir çalışmadır. Kitabı bitirdiğinizde finansal okuryazarlığa giriş yapmış olacaksınız. Amacım, finansal okuryazarlığı arttırarak ekonomiyi anlayabilmenize ve sağlıklı bütçe kararları alabilmenize katkıda bulunmaktır. Diğer yandan finansal durumunuz bu kitabı okuyarak değişmez. Daha çok sayıda kitap okumanız ve en azından temel ekonomik verileri takip etmeniz yatırımlarınızda size büyük faydalar sağlayacaktır.
Kitabı devrik cümleler ile konuşur gibi yazdım. Türkçe’yi doğru kullanma konusunda hassas biriyim. Diğer eserlerimde buna oldukça dikkat ettim. Ancak bu kitabın farklı bir amacı ve içeriği olduğundan akademik bir dil kullanmaktan kaçındım. Kitapta ara ara okuma listesi, resimli karekodlar ile video linkleri, film önerileri de sunulmuştur. Bu yönüyle çalışmam daha çok finans ve ekonomi dünyasından olmayan kişiler içindir.
Derinlemesine finans eğitimi veren kitaplarım da mevcut. Bu kitaplar daha akademik olduğundan temel seviyede finansal okuryazarlığını arttırmak isteyenler için ağır gelmektedir. Sizlere elimden geldiği kadarı ile okuması kolay bir kitap yazmaya çalıştım. Baskıdan önce kitabın okuması defalarca yapılmasına rağmen hatalar beşeridir. Yapıcı eleştirilere açığım. Faydalı olması dileğiyle…

Finansal okuryazarlık son yıllarda tüm dünya ekonomilerinin gündeminde olan bir konu. Bu konuyu bu kadar popüler yapan temel unsur, karmaşıklaşan finansal piyasalara karşı kazancını sağlıklı bir şekilde koruyamayan insanların artmasıdır. Diğer yandan gelir adaletsizliğinin artması, bilgiye herkesin aynı kolaylıkta ve ücretsiz ulaşamaması sonucu özellikle enflasyon ortamında bireylerin finansal kaybı gibi hususlar da finansal okuryazarlığın önemini giderek arttırdı.

Bizim gibi enflasyon ile mücadele eden, ücretler genel seviyesi düşük ülkelerde finansal okuryazarlık seviyesinin düşük olması durumun hassasiyetini daha da arttırıyor. Bu nedenle bu konuda yapılan akademik çalışmaların sayısının artması ile devletin ve özel kurumların finansal okuryazarlık uygulamaları konusunda doğru hedef kitleye yönelmeleri mümkün olabilir.

Bu kitap finansal okuryazarlık alanında disiplinler arası yazılmış ilk ampirik kitap olma özelliğini taşımaktadır. Çalışmamızın amacı; Türkiye’de çeşitli kesimlerin finansal okuryazarlık seviyesini ölçmek ve bulunan sonuçlar ile finansal okuryazarlık konusunda hangi hususlarda sorun yaşadığımızı belirlemektir.

Ekonomi, bilimsel çalışmalardan olduğu kadar deneyimlerden de yola çıkarak analiz edilebilecek bir çalışma alanı. Ekonomiye dair yazılmış tüm bilimsel kaynakları da tarasanız kimi zaman aradığınız cevabı ancak deneyimli bir ekonomistin yorumlarında bulabilirsiniz.
Ekonomistlerle Sohbetler işte tam da bu amaçla hazırlandı. Bu kitap, akademik ve sektörel deneyime sahip ekonomistlerin dünya ve Türkiye ekonomisine dair görüşleri alınarak oluşturuldu.

Bu çalışmaya katılan çok değerli ekonomistler, dünyada ekonominin seyrinden işsizlik ve orta gelir tuzağı sorununa, teknolojik gelişmelerden Endüstri 4.0’a kadar birçok soruya cevap verirken, yatırımcılara ve ekonomist adaylarına tavsiyelerini de paylaştı. Doç. Dr. Aysel Gündoğdu’nun kaleme aldığı Ekonomistlerle Sohbetler’de yer alan röportajlar sayesinde Türkiye ve dünya ekonomisine dair aklınıza takılan sorulara cevap bulacaksınız.

İşletmelerin bir nevi kan tahlili olan finansal raporlar yatırımcılar için oldukça önemli belgelerdir. Finansal raporlar, finansal tabloların analiz edilmesi ile oluşturulur. Bir işletmenin bilanço ve gelir tablosu gibi temel tabloları, fon akım tablosu, kar dağıtım tablosu, nakit akım tablosu gibi ek tabloları bulunmaktadır. Bu tabloların nasıl yorumlanacağı konusu teoride birçok kitapta anlatılırken uygulamada yeterli kaynağa sahip olmadığımız görülmektedir. Bu ihtiyaca cevaben çalışmamızı kaleme aldık.

Finansal tabloların önemi, tüm tabloların tek tek analizleri, finansal tabloların dipnotlarını okuma ve yorumlama, bu tablolarda yapılan hileler gibi bölümlerden oluşan detaylı bir çalışma ortaya çıktı. Bölümlerin hemen hepsinde örnek olarak oluşturulan tabloların uygulamalı olarak nasıl hesaplandığı ve yorumlandığına dair bilgiler bulacaksınız.

Sürdürülebilir kalkınmaya aracılık eden finansal piyasaların rolü gün geçtikçe artıyor. Ülke tasarruflarının taşındığı finansal piyasaların sağlamlığı sürdürülebilir kalkınmayı doğrudan etkilemektedir. Bankaların ve borsaların aracılık ettiği kurumların çevreye, ekonomiye ve insana vereceği etkiler sanılandan daha fazla. Bunun farkına varan ülkeler sürdürülebilir raporlama ile başlayan süreçte sürdürülebilir endeksler ile kalkınma için çeşitli girişimlerde bulunuyorlar.

Finansın Temel Kavramları eseri, anlaşılır ve açık bir dil ile yazılmış, konuları detaylı inceleyen bir çalışmadır. Tüm bölüm yazarları finans alanında araştırma yapan ve eğitim veren öğretim üyelerinden oluşmaktadır. Kitap, A’dan Z’ye tüm harfler ile başlayan finansal kavramların yer aldığı finansın temel kavramlarını geniş bir açıdan incelemektedir.

Doçentlik sınavına hazırlanırken finans alanının temel teorilerinin bir arada olduğu bir kaynak aramış ve bulamamıştım. Literatürdeki bu eksikliği fark edince finans konusunda çalışmalarına güvendiğim hocalarıma aklımdaki bu kitap projesinden bahsettim. Olumlu tepkiler aldım ve sonuçta elinizdeki bu kitap ortaya çıktı. Umarım çalışma finans ile ilgili akademik çalışma yapan, araştıran ve ilgilenen herkese faydalı olur.

Bu kitap çalışmasında yatırım projelerinin değerlendirmesine yönelik olarak karar vericilerin önüne çıkacak tüm noktalar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Kitabın yazımı teorik bilginin yanında açıklamalı örneklere de yer verilerek güncel yaklaşımlar çerçevesinde açık bir dil ile kaleme alınmıştır. Detaylı bir çalışma niteliğine kavuşan bu kitapta; yatırım analizinin kavramsal temellerine yer verilmiştir. Fizibilite raporlarının hazırlanması ve yatırımların finansmanı konularına değinilerek, finansal açıdan ticari karlılık analizleri ve risk analizlerinde kullanılan yöntemler örneklerle aktarılmıştır. Enflasyon baskısı olan ekonomilerde yatırım projelerinin nasıl değerlendirileceği konularına da değinilen bu kitapta; son dönemde ortaya çıkan yeni yaklaşımlara da yer verilmiştir. Son olarak ulusal ekonomi açısından yatırım projelerinin nasıl değerlendirileceği hususu da açıklığa kavuşturulmuştur.

Okuyucuya sunulan kitabın benzerlerinden ayrılan iki yönü bulunmaktadır; bunlardan birincisi yatırım projelerinin değerlendirilmesi sürecinde hem temel teorilere hem de güncel yaklaşımlara birlikte yer verilerek geniş bir yelpazede konuların irdelenmiş olmasıdır. İkincisi ise, yazılan bölümlerin tamamı, konusunda uzman olan ve uzun yıllar bu konularda ders vererek tecrübelerini aktaran akademisyenler tarafından hazırlanmış olmasıdır.

Eser, finans ve işletme öğrencilerinin temel derslerinden biri olan finansal yönetime hem teorik hem de güncel açıdan katkı sağlamaktadır. Önlisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki tüm öğrencilerin anlayabileceği sadelikte ve akıcılıkta hazırlanan eser, finans alanında çalışan öğretim üyeleri tarafından kaleme alınmıştır.

Finansal yönetim dersi, öğrencinin hem sayısal hem sözel yönünü test ettiğinden bu derste finans alanındaki teoriler ve matematiksel hesaplamalar bir aradadır. Finans yöneticisinin işletmelerdeki yeri, finansal kurumlar ve piyasalar, paranın zaman değeri, finansal analiz, finansman yöntemleri, değerleme, sermaye maliyeti, sermaye bütçelemesi, sermaye yapısı, kar dağıtım politikası, işletmenin başarısızlık konuları ile oldukça geniş yelpazede içeriği olan eser; öğrencilere, araştırmacılara ve finans sektörü çalışanlarına hitap etmektedir.

Oldukça dinamik bir sistem olan bankacılık sistemi, sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir. Bu nedenle finansal piyasaların en önemli ayağı olarak kabul edilen bankacılık alanındaki çalışmaların sürekli güncellenmesi gerekmektedir.

Bu çalışma, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere göre bankacılığın temellerini incelemektedir. Çalışma on üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmada bankacılık sisteminin tüm temel konuları, tamamı akademisyen olan bankacılık alanında uzman bir ekip tarafından incelenmiştir. Bu anlamda eserin literatüre katkısının önemli düzeyde olacaktır. “Küresel Kriz Sonrası Gelişmeler Işığında Bankacılığın Temelleri” ismini verilen kitap; üniversitelerde bankacılık, finans alanlarında lisans, yüksek lisans öğrencileri ile bu alanlardaki araştırmacıların bilgisine sunulmuştur.

Her biri konusunda uzman akademisyen ve uygulamanın içindeki kişilerce kaleme alınan bu eser, üniversitelerde okutulmakta olan “Finansal Piyasalar” “Finansal Kurumlar” derslerine uygun olarak, sade bir dille kaleme alınmıştır. Kitabın benzer kitaplardan farkı, her konunun, konunun uzmanı tarafından kaleme alınmış olmasıdır.
Eserde küresel finans sisteminin temelleri tarihçesi ve fonksiyonları ile birlikte incelenmiş olup, finansal piyasaların detaylı incelemesi yapılmıştır. Ayrıca finansal araçların sınıflandırılması örnekler ile verilerek, finansal kurumlar detaylıca ele alınmıştır. Finans sistemin denetim mekanizması incelenerek son dönemde uygulamadaki önemi giderek anlaşılan finansal risklerin yönetimi anlatılarak finansal krizlerin genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Finansal piyasalarda kurumsal yönetim yaklaşımı araştırılmış, Türk finans piyasasının etkin piyasa analizi yapılmıştır. Kitap, lisans ve yüksek lisans seviyesinde finans alanındaki öğrencilere, finans sektörü çalışanlarına ve finans araştırmalarına hitap etmektedir.

Kurumsal yatırım araçlarının iki önemli türünü oluşturan bireysel emeklilik yatırım fonları ile menkul kıymet yatırım fonlarına yatırımcıların ilgisi gün geçtikçe artmaktadır. Kurumsal yatırımcıların profesyonel portföy yönetimi sayesinde yatırımcılar, uzmanlık gerektiren fon yönetimi konusunda zorluk çekmemekte ve daha rasyonel kararlar alabilmektedirler. Diğer yandan, yatırım fonlarının hukuki temelinin olması da kurumsal yatırımın tercih edilmesinin nedenlerinden biridir.Her iki fon türünün yatırım amacı açısından kıyaslandığında, bireysel emeklilik yatırım fonlarının uzun vadeli yatırım ve düzenli ödeme ile daha verimli bir yatırım aracı olduğu görülmüştür. Menkul kıymet yatırım fonları ise daha kısa vadeli ve emeklilik amacı taşımayan bir yatırım türüdür.

Bankacılık faaliyetleri, tüm dünyada fon kaynaklarının transferini sağlama üzerine kurulmuştur. Söz konusu faaliyetlerin gerçekleşmesi için bankacılık sistemine ve bankalara duyulan güvenin önemi gün geçtikçe artmaktadır. 1980’li yılların başında liberalleşme akımı ile baş başa kalan dünya finans sistemi nedeni ile bankacılık sektörü de düzenleme ve denetleme reformlarına sahne olmuş ve sektörde hızlı gelişmeler yaşanmıştır.

Bankaların düzenleme ve denetlemesinin devlet tarafından yapılması, bankacılığın her ne kadar özel sektör ağırlıklı bir yapıya sahip olsa da esasen kamu gözetimi altında olduğunu göstermektedir. Kamu yararı teorisine göre, düzenlemeler kamunun büyük kısmını korumakta ve yararını gözetmektedir. Devlet, piyasa başarısızlığı ve asimetrik bilgi sorunları nedeni ile finans sektörünü kontrol altında tutan bir tutum içerisindedir. Bankaların sürekli denetime tabi olması, yaşanabilecek panik havası gibi özel durumların önüne geçilmesi ve bankaya yatırılan fonların güvence altına alınması gibi önlemler bu kontrollerden en önemlileridir.

Sermaye piyasası hukuku oldukça dinamik bir hukuk dalıdır. Günümüzde sürekli yeni sermaye piyasası enstrümanları ortaya çıkmakta, sermaye piyasalarının elektronik ortamda birbirine entegre olmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu’nun yanında mevzuata dahil olan o kadar çok tebliğ çıkarılmaktadır ki, bunların takibi ve sınıflandırılması dahi ayrı bir uzmanlık gerektirir olmuştur. Eserde, Türk sermaye piyasasının yeni düzenlemesi olan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun tüm bölümleri ve ilgili tebliğler incelenmiş olup bunlara ek olarak Türk sermaye piyasasının temel göstergeleri dünden bugüne veriler ile kıyaslanmıştır. Eser, bu yönü ile literatürde önemli bir eksikliği giderebilecek niteliktedir. Çalışmanın ana kaynakları; 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ekler kısmında yer alan kanunu tamamlayıcı nitelikteki düzenlemelerdir.

Bankacılık, teknik ve karmaşık alanlardan birisi olduğundan, bu alanı düzenleyen hukuk kuralları da doğaldır ki. Birçok teknik terimi ve kavramı içerir. Dolayısıyla, bankacılık alanını düzenleyen bir kuralı okurken, o kuralı anlayabilmek için hem bankacılık ile ilgili teknik bilgilere hem de hukuk bilgisine sahip olmak gerekir.

Bu kitap, bir hukuk kitabından ziyade akademik bir araştırma eseri olup 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun ve ek düzenlemelerinin daha anlaşılır hale getirilmesi hususunda literatürde önemli bir eksikliği tamamlama amacındadır. Aynı zamanda Türk bankacılık sektörünün görünümünü dönemler itibari ile ortaya koyan kitap, ekonominin lokomotifi olan bankacılık sektörünün yasal zeminini anlatmaktadır. Bu yönü ile kitap, bankacılık alanında eğitim alanlara, çalışanlara ve araştırmacılara hitap etmektedir.

Akademik Kimlik