Bireysel Emeklilik Sistemi Kimler İçin İdeal Yatırım?

Emeklilik tüm bireylerin maddi sıkıntı yaşamadan geçirmeyi hayal ettiği bir dönem. Ülkemizde başka hiçbir gelir olmaksızın sadece emekli maaşları ile düşlenen bir emeklilik geçirmek neredeyse imkansız. Bu noktada devreye ek gelir sağlayıcı yatırım alternatifleri girmekte. Bu bağlamda ön plana çıkan alternatif yatırım şekli “Bireysel Emeklilik Sistemi’dir. Sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı niteliğinde olan bireysel emeklilik sistemi ülkemizde 27 Ekim 2003 tarihinden bu yana yürürlüktedir.

Bireysel Emeklilik Sistemine medeni hakkını kullanma ehliyetine sahip tüm bireyler katılabilir. Bunun için yapılması gereken sektördeki bir bireysel emeklilik şirketi ile emeklilik sözleşmesi imzalamaktır. İlk aşama oldukça basit. Zira eğer banka müşterisi iseniz gerek şubelerde gerekse internet, sms, telefon bankacılığı gibi elektronik kanallardan satış yapan finansal danışmanlar sizi sisteme dahil etmeye çalışacaklardır. Önemli olan şu ki, bu noktadan sonra alınan kararlar ve atılan adımlar emeklilik planının performansını doğrudan etkilemekte. Emeklilik sözleşmesine imza attıktan sonra emeklilik şirketi katılımcıya risk-getiri profili oluşturmaktadır. Bu profil katılımcının katlanabileceği risk seviyesi, sistemden beklentisi hakkında bilgilerin toplanabileceği anket niteliğinde soruların bulunduğu bir test mahiyetindedir. Bu testten çıkan sonuca göre katılımcıya fon karması oluşturulması katılımcının sistemdeki akıbeti açısında önem arz etmektedir. Bireysel emeklilik sisteminde önemli olan katılımcıya özel fon karmasının oluşturulmasıdır. Örneğin yüksek risk almak istemeyen bir katılımcının fon karmasının yarısı hisse senedine dayalı emeklilik yatırım fonundan oluşmamalıdır. Çünkü hisse senedinin getiri yapısı değişkendir. Bazı dönemlerde negatif getiri ile bile karşılaşılabilir. Bu durumda katılımcı getirisine baktığında yatırdığı katkı paylarının da altında bir tutar ile karşılaşabilir. İşte tam bu noktada katılımcı bireysel emeklilik sisteminin anlamsız, yararsız olduğu kanaatine varmaktadır. Bu olumsuz durumu önleyebilmek için finansal danışmanların katılımcıya seçtiği fon karması hakkında detaylı bilgi vermesi önem arz etmektedir. Örneğin, yüksek risk grubundaki emeklilik fonlarını seçerse getiri durumunun ne olacağı konusunda açıklama yapılabilir.

Önemli diğer bir nokta ise, Bireysel emeklilik sisteminde yatırımların uzun vadeli düşünülmesi gerektiğidir. Katılımcının sisteme 3-5 yıl yıllığına girme düşüncesi ya da planlanan bir harcama için para biriktirme mekanizması olarak görmesi durumunda sistem amacının dışında değerlendirilmiş olur. Kaldı ki, orta vadeli yatırım için daha uygun birçok alternatif yatırım aracı mevcuttur.

Bireysel emeklilik yatırım fonları ile diğer yatırım fonları getiri bazında kıyaslandığında uzun dönemde emeklilik fonlarının diğer yatırım fonlarından daha yüksek getiri sağladığı görülmektedir. Anlaşılmaktadır ki, sistem uzun vadede yatırım yapanlara hitap etmektedir. Çünkü sistemin temel mantığı, piyasalar oynaklık gösterirken değişik fiyat seviyelerinden fon payı biriktirmektir. Katılımcı, sisteme niçin girmek istediğini, ne seviyede risk alabileceğini ve fon karmasını bu duruma göre belirlediği taktirde sistemin faydasını görecektir, aksi taktirde sistem yarar değil zarar getirir.

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir