Borsada hissenin güvenilirliğini nasıl anlarım?

Borsada uzun ya da kısa vadeli olarak bir şirketin hissesine yatırım yapmadan önce şirketin karnesi diye nitelendirebileceğimiz bazı özelliklerini mutlaka bilmeliyiz. Hissenin sadece adını, hangi işi yaptığını bilerek o hisseye yatırım yapmak paranızı çöpe atmaktan farksızdır. Üstelik bu hisse ile ilgili bilgileri mahalledeki manavdan, berberinizden ya da altın günündeki arkadaşınızdan duyarak edinmeniz de risklidir. Çünkü bilgi kulaktan kulağa dolaştıkça ya eksilir ya da yanlış bilgi haline dönüşür.

Artık teknoloji çağındayız ve bir şirketin bilgilerine ulaşmak oldukça kolay…

Borsa İstanbul’daki tüm hisselerin bilgilerinin duyurulduğu “Kamuyu Aydınlatma Platformu” (KAP) bunun en güzel örneği…Diğer yandan borsaya açık tüm şirketlerin belirli dönemler halinde yayımladığı faaliyet raporlarından da tüm bilgilere erişilebilir. Ek olarak bu bilgileri yorumlamak da son derece önemli tabii…Aracı kurumların birçoğunda araştırma bölümleri var ve bu bilgileri belirli aralıklarla ücretsiz olarak bültenler halinde yayımlıyorlar. Yeter ki bilgiye ulaşmak isteyelim…

Teknoloji bilgiye ulaşmada hızlı ve kolaylık sağlayıcı bir aracı oldu. Ancak zararları da yok değil…Bu kadar bilginin içerisinde eksik, hatalı olanlar da mevcut elbet…Bilgi kirliliğinin olduğu ortamda bireysel yatırımcının sıkıntısı da başlıyor maalesef…Nereden edinirseniz edinin bilginin kaynağına inin, en saf ve en yorumsuz hali ile bilgi oradadır. Yani KAP’ta, yani faaliyet raporlarında…

İlgilendiğiniz şirketin web sayfasına girdiğinizde mutlaka bir yatırımcı ilişkileri köşesi görürsünüz. Orada şirkete dair özet veriler, raporlar ve haberler yer alır. Buralar, şirket hakkında bilgi toplamanız için oldukça zengin bir alandır.

Diğer yandan borsalarda belirli endeksler oluşturulmuştur. Bu endekslerde genellikle en çok işlem gören hisseler mevcuttur. En çok işlem gören hisseler aynı zamanda yatırımcının en çok talep ettiği yani en çok güvendiği hisselerdir diyebiliriz. Mesela BIST-100 endeksindeki şirketler genellikle iyi şirketlerdir. BIST-30 endeksindekiler de en iyileridir. Yatırımcılar genellikle kendileri daha güvende hissetmek için markası güçlü hisselere yönelirler.

Bazı hisseler kıyada köşede kalmıştır. Hisse ile ilgili bir asılsız bir işlem ya da haber dolaşıyor olabilir. Önce hissenin karlılığı, yatırım potansiyeli, satışları ya da ortaklık durumuna bakmak gerekir. Eğer çok vahim durumda ise muhtemelen manipülasyona maruz kalmıştır. Yani birileri hisse ile oynuyordur. Bu bir suçtur. Bunun farkına varmayan bireysel yatırımcılar hisseyi aldıktan bir süre sonra hisse birden düşmeye başlar. Piyasadakiler buna “keriz silkelemesi” derler.

Rengi güzel diye aldanıp bilmediğiniz sularda yüzmeyin…

Reel Getiri Nasıl Hesaplanır?

Yatırımda esas alınması gereken “reel getiri”dir. Bunu bir örnek ile açıklayalım…

Bankaların yıllık mevduat faiz oranının %25 olduğu bir ülkede enflasyon %20 ise yatırımcının elde ettiği gerçek getiri (reel getiri) ne olacaktır?

                              1+ Nominal Getiri (Banka Faiz Oranı)

1+ Reel Getiri = ———————————————–

                                                1+ Enflasyon Oranı

Bu formüle göre hesaplama yaparsak;

1+ R = 1,25 / 1,20

1+R = 1.042

R= 0.042 = %4,2 olacaktır.

Örnekte de görüldüğü üzere %25’ten bankaya yatırdığımız faiz oranı enflasyon hesaba katılmadığında oldukça cazip görünmektedir. Buna karşın, enflasyon sebebi ile yatırımcının aslında getirisi %4,2’de kalmaktadır.

Bu noktadan hareketle, tasarrufunu evde, cüzdanında ya da vadesiz mevduatta tutan, yani hiçbir yatırımda değerlendirmeyen yatırımcılar enflasyondan negatif etkilenmektedirler. %20 enflasyon olan bir ekonomide 100.000 TL biriktiren bir yatırımcının tasarrufunun alım gücü de %20 düşmektedir.

Özetle, yatırımcılar tasarruflarını enflasyona karşı korumalıdır.

Finansal okuryazarlık konusundaki çalışmalarıma kısa videolar ile temel ekonomik kavramları açıklama faaliyetini de ekledim. Profesyonelce olmasa da kendimce ekonomik ve finansal kavramları 1-2 dakikada açıklamaya çalışıyorum.

Aşağıda reel getiriyi anlattığım videonun linki de burada…

https://www.youtube.com/watch?v=LknKwFj-VDE

Negatif Getiri Nedir?

Ekonomilerde bazen negatif getiri durumuna rastlanabilir. Negatif getiri, yatırım araçlarından sağlanan getirinin enflasyonun altında kalmasıdır. Yani, yatırımcı yatırım araçlarında tasarrufunu değerlendirse bile, enflasyona karşı tasarrufunun değerini koruyamamaktadır.  Enflasyon ile faiz arasındaki makas 2009 yılından sonra iyice daralmıştır. Bu durumda bireyler, TL varlıklardan memnun kalmayarak dövize yönelirler.

Ulusal parada negatif getiriye maruz kalan tasarruf sahipleri, ulusal para yerine yabancı paralara yatırım yapmaya eğilimli olurlar. Bu durum ülkemizde Dolar ve Euro gibi konvertibl dövizlere olan talebi arttırır. 2002 yılında eşitlenen döviz ve TL mevduat oranları, 2018’de yaşanan kur şokları sonucu yeniden eşitlenme noktasına geldi. 2020 itibari ile de %50’yi geçmiş durumdadır.