Doç. Dr. Aysel Gündoğdu

 

Finansal Okuryazarlık

Finans Okulu

Finansal Yönetim

Finansal Teknoloji

Yatırım Analizi

Sermaye Piyasası

Bankacılık

Risk-i Memnu

“Bir aya varmaz parayı ikiye katlarmışız Kadir abi öyle dedi”

“Dolar yükselecekmiş kanka, 10 olur diyorlar.”

“Bitcoine şimdi yatırdığımız 1.000 TL 5 yıla varmaz ev alırmış”

Bu şehir efsanelerine rastlamış ya da birinden duymuşsunuzdur.

Böyle bir beklenen getiri varsa ve bireysel yatırımcıysanız oradan hızla uzaklaşın, çünkü aldığınız risk çok çok yüksektir.

Bir yatırımı getiri beklentisi ile yapar, karşılığında risk üstleniriz. Finans kitaplarının altın cümlelerinden biri de “Risk ile beklenen getiri arasında pozitif ilişki vardır.” ifadesidir. Yani burada ne kadar çok getiri bekliyorsan o kadar çok risk alırsın ya da almalısın ifadesi yatmaktadır. Teoride böyle olsa da bazen bu ilişki birebir değildir. Bazen piyasa yükselişteyken, ülke ekonomisi iyi göstergelerle ilerlerken yaptığınız finansal yatırımın riski düşen piyasada yaptığınız riskten daha düşüktür. Buna karşın beklenen getiriniz aynı kalabilir.

İster ekonomi derslerinde ister finans derslerinde olsun yapılan tanımlamalar, durumlar teoriktir, ceteris paribus dediğimiz, diğer koşullar sabitken, belirli varsayımlar altında yapılır. Genellikle gerçek hayat piyasa ile uyuşmaz.

Finansal risk, beklenen getiriden sapmadır. Örneğin düşük riskli olarak kabul edilen devlet tahvili alan yatırımcı enflasyonun yükselmesi sebebi ile beklediği reel getiriyi sağlayamayabilir. Ya da hisse piyasasında yeni ihale almış ülkenin önde gelen şirketlerinden birine yatırım yapan kişi, şirketin şüpheli bir olaya karışması nedeni ile hisse fiyatları alt üst olur ve zarar edebilir.  

Şöyle düşünelim, A yatırımcısının bir bankaya yatırdığı mevduat 150.000 TL’ye kadar devlet garantisi altındadır. Riski düşük kabul edilir. Ancak genellikle reel getirisi yani enflasyondan arındırılmış getirisi düşük kalmaktadır. A yatırımcısı için risk bankanın batmasıdır ve banka batarsa da belirtilen miktara kadar sigortası vardır. Getiri azdır ama risk de azdır. Diğer yandan B yatırımcısı döviz almıştır. Yükseleceğini beklemektedir. Döviz hareketlerine baktığımızda son dönemlerde ciddi dalgalanma meydana gelmiştir. B yatırımcının beklentisi büyüktür ancak serbest piyasa ortamında dövizin yönünü tahmin etmek çok da kolay değildir. B yatırımcısının beklediği getiri yüksek ama riski de yüksektir.

O nedenle özü itibari ile “bedava peynir sadece fare kapanında olur”

İnsan riskten kaçar, getiriye koşar. Sizce hangisi daha çekici? (Birimler aynı)

  • Yüksek getirili yüksek risk mi?
  • Yüksek riskli yüksek getiri mi?

Deneysel çalışmalarda genellikle insanlar birincisini tercih ediyor. Çünkü vurgu getiride. Beyin böyle bir saçma bir mekanizma işte…

Mesela riskin çok yüksek olduğu getirinin milyonda bir olduğu yatırım da vardır. Piyango bileti bu tanımı ne güzel karşılıyor değil mi? Kazanmanın çok düşük bir olasılık olduğunu bildiğimiz halde ödediğimiz bilet parasının hayal kurmak için iyi bedel olduğunu düşünen beynimizin bir oyunudur aslında bu…

Akademik Kimlik